
EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAMESİ
MARMARA EREĞLİSİ
BÜYÜK LİMAN VE ESKİ KALE EREĞLİ
Eskiden Kostantin Rum tarafından yaptırılmıştır. Buraya da Şam'dan Emeviler gelip, fethedip, limanına gemilerini bağlayıp,Kostantin'in kalesini kuşatıp,yarısını fethetmişlerdir.. Fetihten sonra buranın kalesini yıkmışlar ve tekrar Şam'a gitmişlerdir. Osmanlı zamanında Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Beşe (Paşa), yetmiş nefer Kara Koca ve Kara Foça adlı bahadırlar ile bu kaleyi kuşattıklarında Eli eğri adlı bir bahadır (Allah Allah) diyerek kaleye yürür ve surların beden dişine bayrak dikerek Ezan okur. Bunu duyan İslam gazileri (Tiz, Elieğri, kaleyi fetfetti) diyerek bütün hepsi kaleye hücum ederek girerler ve tamamen kaleyi fethederler. Bunun için kaleyi fetheden gazinin adını Elieğri olarak kaleye verirler. Elieğri'den değişik olarak bugün Ereğli diye söylenmektedir. Rumlar buraya (Piga Kasro)derler. Büyük bir şehir imiş. Halen kalesi deniz kenarında, alçak kayalı bir burun üzerinde, beş köşeli, taş yapı, harap bir kaledir. Ama limanı bin parça gemi alır. Dört rüzgardan da emindir. Fakat lodos, gündoğusu ve kıble rüzgarlarına ağzı açıktır. Tedbirli olarak yatarlar. Kasabası gelişmiştir. Evleri altlı ve üstlü olarak yapılmıştır. Halkın çoğu Rum kefereleridir. Müslümanları gayet iyidir. Camii ve mescidi bulunur. Osmanlı Ülkesinde üç aded Ergili şehri vardır, ama bazıları Ereğli derler. Biri Karaman Ereğlisidir ki cihan bağıdır. Biri Karadeniz Ereğlisidir ki Kastamonu iskelelerindendir. Üçüncüsü de bu Tekirdağ Ereğlisidir. Tekirdağ naibi yönetimindedir. Kethüda yeri ve Yeniçeri serdarı hepsi Tekirdağındadır. Buradan kalkıp yine doğuya doğru beş saat gittik.
URMUÇA (UMURCA) KÖYÜ
Silivri kazasına bağlı üçyüz haneli, bir camili, güzel ve büyük bir hanlı, hesapsız bağ ve bahçeli gelişmiş bir köydür.
Buradan deniz kenarı ile altı saat gittik. Daha önceki ciltlerde anlatığımız Silivri kalesi menziline geldik. Sonra birçok kasabaları geçerek Büyük Çekmece ve Küçük Çekmece kasabalarına geldik. Buradan oniki saatte 1081 Şabanın on beşinci günü (1670 senesinin 30 Ocak) atımızla, üç kölemizle, altı adet arkadaşlarımız ile hamdü şükürler olsun ol Padişah-i GBiçüne ki, bu zavallı kulu selametle;
Belde-i tayyibe mahrüse-i Kostantiniyye
Yani İstanbul'a dahil etti. Vesselam söz bitti.
Bitti.
YAZMA EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAMESİNİN SEKİZİNCİ CİLDİ BURADA SON BULUR.