https://twitter.com/tekirdagsehri/
 
TEKİRDAĞ RESİMLERİ
MENÜ  
  Tekirdag
  Tekirdag Tarihi
  Tekirdag Tarihi Kisiler
  Ataturk ve Tekirdag
  NAMIK KEMAL
  YAHYA KEMAL BEYATLI
  Evliya Celebi ve Tekirdag
  => Evliya Celebi ve Corlu
  => Evliya Celebi ve Hayrabolu
  => Evliya Celebi ve Malkara
  => Evliya Celebi ve Marmara Ereglisi
  II. Ferenc Rakoczi
  Mikes Kelemen
  Mikes Kelemen ve Tekirdag
  Tekirdag Muzesi
  Huseyin Pehlivan
  Cerkezkoy
  Corlu
  Ergene
  Hayrabolu
  Kapakli
  Malkara
  Marmara Ereglisi
  Muratli
  Saray
  Sarkoy
  Suleymanpasa
  Namik Kemal Universitesi
  Turizm
  Tekirdag Mutfak Kulturu
  Tekirdag Videolari
  Tekirdag resimleri



Evliya Celebi ve Tekirdag


EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAMESİ

CİHAN BAĞI YANİ CENNET BAHÇESİ GÜZEL ŞEHİR TEKİRDAĞI 

Rum tarihçilerinin yazdıklarına göre İstanbul tekfurlarının bağlıkları bir şehir imiş. Tekfur kral her mevsim gemilere binip bu gönüllere ferahlık veren bağlıklara gelip,bir müddet istirahat edermiş. Bağ ve bahçelerinde fasıllar edip buradan tekrar İstanbul'a yani Bozant'a gidermiş. Bir iki kere Emeviler, Şam  Trablusu, Sayda, Beyrut, Akka, Filistin ve Yafa iskelelerinden binlerce parça gemiye arap askerleri doldurup , uygun mevsim günlerinde İstanbul'un fethine geldiklerinde önce bu Tekirdağ kalesini fethedip, donanmayı limanına koyup, sonra İstanbul'un yarısını ve Galata'sını iki kere bu şekilde fethetmişlerdir. Ama Tekirdağ'ını fethederek gitmişlerdir. Sonra 752 veya 759 (1351) tarihinde Orhan Gazi zamanında Kara Koca, Kara Foça ve Kara Mürsel adlarında yetmiş aded erlerin yardımı ile Gazi Süleyman Paşa eliyle fethedilmiştir. Adet olduğu üzere evvelkiler gibi buranın  kalesinide yerle bir etmişlerdir. Böylece buraları ellerine geçirmiş olduklarından Silivri'den ve İstanbul'dan bir kafirin dışarı çıkması mümkün olamamıştır. Hemen her zaman baskınlar yapıp, avlar avlanıp yine Tekirdağ'ına girerlermiş. Bu Tekirdağ'ın ilk fethi bu şekilde olmuştur.

Halen Süleyman Han Kanunu üzere Rumeli eyletinde topçeken Yörük beylerinin taht merkezidir.Beyinin  Padişah tarafından hassı 600.000 akçedir. Yüzelli akçe payesiyle kazadır.Saadetli Padişahımız Hekimbaşılarının arpalığıdır. Şeyhüislamı, Nakibüleşrafı, Kaymakamı, Padişah tarafından Gümrük Emini oturup, yetmiş yük akçe ile iltizam emanettir. Bacdarları,debdeban simsarları, muhtesibi, Haraç Ağası, Şehir Subaşısı, Şehir Kethüdası-Kaban Emini vardır. Ama kalesi yoktur. Deniz kenarında büyük bir limanı olup, Mısır'ın Akdeniz ve Karadeniz'in iskelesidir.Bütün liman şehirlerinin kalyonlarıyla getirilen mallar iki günde Edirne şehrine varır Edirne'ye gayet yakın limandır. Şehriin toprakları Rum (Marmara) denizinin kenarında tamamen bağ ve bağçeli , gülistanlık bayırlar eteğinde, güneyden kuzeye uzunlamasına olup, şehir halen dahi imar olmakta ve gelişmektedir. Saraylarından en güzeli Hamamcı Paşa sarayı, Mazhar Mustafa Ağa sarayı, Yeniçeri Serdarı sarayı, Kethüda yeri ve Çeribaşısı saraylarıdır. Camilerinden çarşı içindeki cemaati çok Rüstem Paşa camii başta gelir. Yüksek sanat eseri şirin bir minaresi vardır. Camiin kıble kapısı üzerinde şu tarih yazılıdır:

Rüstem Düstur-ı a'zam Hak rızasın kasd idüb
Bu makamı eyledi manendi gülzar-ı na'im
Safha-i maha Utarid yazdı bu tarihini
Ecrini aden eylesün bu cami'in lütf-ı kadim.


Diğer bir meşhur cami de yeni yapılmış olan Defterdar ağası Salih ağa camiidir. Ayrıca cami olmağa müsait mescidleri bulunur.Medreselerinden üç yerde Hadis ilmi okunan medresesi mevcuttur.Müslim veCami-i Sagir kitapları okunur. Alim müderrisleri olur. Fakat özel olarak kubbeli, kagir yapı medresesi yoktur.En meşhuru Rüstem Paşa Camii müderrisidir.Üç yerde Tecvid ilmi okunur. Büyük hocaları vardır.ama vücühat (Kur'an'ın okunuşundaki farklar) okur yetenekli öğrencileri yoktur.Sadece Hafsa kıraatı üzere okuyan güzel hafızları vardır.Kırkiki yerde sıbyan mektebi vardır.Tekkelerinde tarikat ehli beş vakit zikir işi ile meşgul olan, halktan uzaklaşmış, fukara dervişleri bulunur.Şehrin diğer imaretlerinden hamamları,kara ve deniz bütün tüccarların kaldığı Rüstem Paşa Hanı, Misafirhanesi, yirmibir adet sanat ehli bekar odaları vardır ki her sınıfta ait ayrı kapıcıları ve ayrı odacıbaşılarıolup akşamları kefilleri olan kimseleri bırakıp kapıları kapatırlar.İçeride bulunan sanatçılar yaptıkları sanat eserlerini pazarlara götürüp satarlar. Şehirde tam kırkyedi aded Cennet şarabı misali çeşmeleri olup bunlardan Rüstem Paşa çeşmeleri sabah ve akşam devamlı akmaktadırlar. Üstü tamamen kap örtülü, gölgelikli,dükkanları ve çarşıları var ki bunlarda her çeşit sanat ehli mutlaka bulunmaktadır. Saraçhanesi,Gazazhanesi ve Bezzazhanesi hepsinden düzenlidir. Aşağı çarşısı sanki Mısır çarşısıdır.Mısır'ın bütün malları burada bulunur.

  Mahalleleri arasında beziryağı işleri çoktur.Bütün cami, han ve diğer binaları büyük yapılardır. Ama Gümrükhanesi,Yağ kapanı,Un kapanı ve Harir(ipek) kapanı binaları hepsinden büyük ve düzenlidirler.Şehirde iskele başında ve şehir içinde üçyüz aded mahzen vardır, Edirne ve İstanbul'a gidecek çeşitli erzak ve mallarla doludurlar.İstanbul'daki Unkapanı navluncularının birer ortakları ve birer, ikişer mahzenleri de burada bulunur. Şehrin üç yerinde aş imaretleri var ki aylarca ve yıllarca gelen giden fakir, zengin,genç,ihtiyar bütün herkese nimetleri boldur.Rüstem Paşa imareti hepsinden üstündür. Şehrin havası o kadar ılıman ki seher vaktinde hafif sabah rüzgarı esip, insnlar canlılık ve rahatlık bulurlar.Ama güney taraftan lodos rüzgarı estikçe halkı gevşeyip,çoğu hareket etmezler. Yedi aded kefere kiliseleri olup, Ermeni keferelerinin kiliseleri daha mamur ve zengindirler. Rum kiliseleri azdır. Bu şehirde İstanbul şehri gibi dördüncü iklimin yarısında bulunur.Şehrin kuruluş zamanı Terazi burcuna raslar.Onun için halkı ölçülü hareket edip, zevk ve sefaya düşkündürler.Sicillerde kayıtlı olduğu üzere burada yetişen ürünlerinden deve dişi buğdayı Şam Havranı'nda dahi olmaz. İrem bağlarında, her çeşit sulu meyveleri yetişip,bunlardan ayvası, armudu, kırmızı vişnesi yeryüzünde bulunmaz. Üçü ve dördü bir esedi kuruş karşılığına denk gayet hoş vişnesi olur. Yiyeceklerinden beyaz ekmeği sanki Sapanca'nın ekmeğidir.Gerdan ile pişmiş keşkeği de pek meşhurdur.

Hakkında _ Seyyidü't-ta'ami'l-harisetü_  (harise-keşkek,yiyeceklerin başı keşkektir) diye hadis-i şerif vardır.Ayrıca bademli baklavası, karanfilli hoşafı, vişne hoşafı, bal şerbeti, hardaliye şerbeti,yedi günlük taze sıkılmış üzüm şırası cihanda yoktur.Sarhoşluk vermez,vücuda bir rahatlık getirir şıradır.
Bu şehrin Muhtesib ve Bacdarlarının anlattıklarına göre şehrin ensesindeki dağlar baştanbaşa yirmibirbin aded bağlık olup her biri İrem bağından nişan verir,hazineye ondabir ve dönüm hakkı vergileri verilen bağlardır.Herbir bağın mutlaka bir kasrı bulunmaktadır. Şehrin etrafında onbir yerde mesire yerleri vardır ki buralarda safalar edilir.Hamamcı Paşa bağı hepsinden güzeli ve beğenilenidir.Şehir halkı hemen herişi yapmaktadırlar.Ama saraç işleri seccade ve döşeme yan keçeleri ile kilim dokuyanlar çoğunluktadırlar.Halkın çoğu avam sınıfından olup,Yeniçeri taifesi olarak geçinirler.Navluncu tüccarlarıda çoktur.Bunlardan meydancı Türkleri gayet zengin pazarcıdırlar. Bir kısım halkı sanat ehli ve bir kısmıda bağcıdırlar.Bu şehirde ve etraf köylerde yağmur yağmadığı veya büyük veba salgını olduğu, yahut zelzele gibi afetler olduğu zamanlarda vilayet halkı hemen musalla yerine çıkıp sabah namazından sonra dua ve senalar ederler.Şehrin havasının ve suyunun güzelliğinden yaz ve kış yeşil sebzelerinden nanesi,maydanozu,kerevizi,soğanı,sarımsağı,pırasası ve salatası hiç eksik olmaz.Atlar için de çayırı son derece yararlıdır. şehrin suları kuzey tarafındaki dağların bağları içinden geçmişteki hayır sahipleri tarafından getirtilmiştir.Bütün imaretlere dağıtılmaktadır.Rüstem Paşa merhumun suyu hepsinden üstünü ve meşhurudur. Şehrin içinde ve dışında yedi yerde taş yapı sanat eseri köprüler vardır.Ama öyle büyük köprüler değildirler. Havasının güzelliğinden erkekleri uzun ömürlü olurlar.İhtiyar hallerinde dahi at kuşanıp, kılıç kuşanıp avcılığa giderler.Taze yiğitleri zinde ve cesurdurlar. Yüzleri sanki Bedir nuruna sahiptirler. Kızları temiz, pak cemal sahibi olup, konuşmalarıdüzgün,dişleri inci gibi,endamlı,giysileri ilgi çekici, hal ve hareketleri nazik güzellerdir.
Şehrin ileri gelenlerinden evinde misafir olduğumuz Hamamcı Paşa, büyük hanedan sahibi, yaşlı bir zattır. Yeniçeri Ocağında Beyzadelerki bir kardeşi Sadrazamın yanında Mazhar Mustafa Ağa'dır. Tabiblerinden bilgili kimseleri çoktur. Cerrahları meşhurdur. Salih kimselerinden hal sahibi, halktan uzak kalmış nice adamları vardır.Bunlardan şeyh efendi, kendi bağının mahsülü ile geçinip,el değirmeni çekip, arpa ekmeği yiyerek daima oruçlu olarak bulunur. Nice ilim sahibi çelebilerişiire meraklıdırlar. Bunlardan Na'ti Çelebi kaside sahibi,sade dilli bir çelebidir.Ama gayet gaddar ve zalim hiciv söyler. Hiciv yaptığı zaman sonderece dokundurucudur. Bundan başka leventler içinde  de güçlü şairleri bulunur. Ermiş, keramet sahibi ve mezublardan ...Dede, (kandiye fetholdu...) diyerek Kandiye kalesinin fethini halka müjdeliyerek gezermiş.

Şehrin evlerinin çoğunda tatlı sulu kuyuları vardır. Bütün evler bu kuyu sularından faydalanırlar.Hatta şehrin suya ihtiyacı yoktur. Ama imaristanları çok olduğundan bu kuyulara ihtiyaç duyulmaktadır. Şehrin ileri gelenlerinden ve Şehir Kethüdasından öğrendiğimize göre şehrin içinde yüzkırkyedi aded saray ve evlerin özel hamamları bulunmaktadır. Şehir halkı ırz sahibi kimseler olduğundan bu kadar ev hamamının olduğu doğrudur. Çünkü dışarı hamamlara gitmezler.

   Belde halkı çeşitli diyarlardan gelmiş olduğundan çeşitli topluluklardan oluşmuştur. Ama yerli halkı eskidenberi Yörük kavmindendirler. Onun için açık ve seçik Türkçe konuşurlar. Şehrin ayan ve ileri gelenleri çoğunlukla samur post ve kürkleri giyerler. Ayrıca ipekli kumaşlar giyip sarıklar sararlar. Orta halli olanlar levendora çukası,renkli boğasi kapamalar, sade sarıklar ve kırmızı çakşırlar giyip gezerler. Erkeklerinin çoğunlula ismleri Eli Beşe, Salih Beşe, Dursunoğlu, Virık Veli, Kuloğlu, İreceb Beşe, Deli Nasıf, Karamanlıoğlu ve bunlara benzer isimlerdir. Kadınları örtülü olup,giysileri altın yaldızlı ve mücevherlerle donatılmış  kabalar, diba,şib ve zurbaf kumaşlardandır. Ama gördüğümüz hatunları çuka ferace ve yassı başlı giymiş olarak gezerlerdi. Kadınlarının isimleri ise Saliha,Saime, Raziye, Merdiye, Çiğdem, Fahiri, İmhan Cangülü, Meryem Kadın, Hayime Kadın ve buna benzer isimlerdir. Kölelerinin isimleri ise Sipareş, Boran, Sinan, Ferhad, Perviz, Kademli, Zülfikar, Uğurlu, Mübbeşir, Lenan, Canbaş, Mürze, Abdal Hayve Tezgeldi gibi isimlerdir. Cariyelerinin çoğu beyaz aba ve ferace giyip,yası başlı olarak gezerker. İsimleri Hundi,Döndü,Cenare, Tabende, Üftade, Rabise,Canfeda, Selviboy ve Selvinaz gibi isimlerdir.

  Tekirdağı şehrinin tamalayıcı eserleri: Acaip bir yerdir ki, ben alem gezgini Evliya,İstanbul gibi büyük bir şehrin bir mahallesinden olduğum halde bu kadar zamandanberi böyle mamur ve şirin bir şehri görmemiş olayım! Vilayet halkının anlattıklarına göre şehrin  imarı ilk defa Girid seferine çıkıldığı zaman başlamış. Güvenilir ve uygun bir vilayet olduğundan Anadolu'dan Tokat, Sivas, Kayseri, Karaman, Keferyab (Kütahya olarabilir) ve Ermenak şehirlerinden yirmibin insan göçüp bu diyara gelip yerleştiklerinden şehrimiz imar olmuş ve gelişmiştir derler. Hakikaten Karaman ve Mudan sarı (belki Mudanya olabilir) Türkleri hepsi navluncu olup, buğday satıp kazanç sağlarlar. Onbinden fazla da Ermeni halkı vardır diye söylerler. Doğru sözdür zira şehrin kuzeyi ve batısı ensesindeki dağları ve bağları Ferhat gibi delerek kefere mahalleri kurmuşlardır.

 Bu Tekirdağı şehrini de gezip, görüp, seyredip, bütün dostlar ile vedalaşıp ayrıdık Kuzey doğu yönüne doğru mamur ve şenlikli köyleri deniz kenarında seyrederek ilerledik.

(Evliyâ Çelebi, Seyahatnâme’sinin sekizinci cildinde Batı Trakya üzerinden Mora yarımadasına geçip Girit seferi için asker toplar, ardından Girit’e geçer. Girit’te 3 sene kaldıktan sonra Arnavutluk’a geçer, oradan Balkanlardan Tekirdağ’a gelir).

TEKİRDAĞ  
 
 
 


TEKIRDAG TEKİRDAG gram altın altın

Web'te Türkçe

 
Reklam  
   
Bugün 17 ziyaretçi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
www.sinemalar.com
www.sinemalar.com

Hazırlayan : Serkan