https://twitter.com/tekirdagsehri/
 
TEKİRDAĞ RESİMLERİ
MENÜ  
  Tekirdag
  Tekirdag Tarihi
  Tekirdag Tarihi Kisiler
  Ataturk ve Tekirdag
  NAMIK KEMAL
  YAHYA KEMAL BEYATLI
  Evliya Celebi ve Tekirdag
  II. Ferenc Rakoczi
  Mikes Kelemen
  Mikes Kelemen ve Tekirdag
  Tekirdag Muzesi
  Huseyin Pehlivan
  Cerkezkoy
  Corlu
  Ergene
  Hayrabolu
  Kapakli
  Malkara
  Marmara Ereglisi
  Muratli
  Saray
  Sarkoy
  Suleymanpasa
  Namik Kemal Universitesi
  Turizm
  Tekirdag Mutfak Kulturu
  Tekirdag Videolari
  Tekirdag resimleri



II. Ferenc Rakoczi

II. Ferenc Rákóczi

(Borsi, 27 Mart 1676 - Tekirdağ, 8 Nisan 1735) Macar bağımsızlık hareketinin önderidir. 1704-1711 yılları arasında Erdel prensi olarak görev yapmıştır.

Ferenc Rákóczi, Erdel'in soylu Macar ailelerinden birine mensuptu, babası I. Ferenc Rákóczi 1652-1659 arasında Erdel prensi olarak görev yapmıştı.

Rákóczi, 1700 yılında Habsburg Hanedanı'na karşı yapılacak olası bir Macar bağımsızlık savaşı için Fransa'nın desteğini aldı. Bununla bilikte, Avusturya istihbarat servisinin bu konudan haberdar olması sonucunda tutuklandı ve hapsedildi. Ölüm cezasına çarptırılacağı kesinleşince hapisten kaçtı ve Polonya'ya iltica etti. 1703 yılında Avusturya ordusunun büyük bir kısmının İspanya Veraset Savaşları nedeniyle Macaristan'dan çekilmesi sonucunda bir Macar bağımsızlık savaşı olanağı doğdu. Ferenc Rákóczi Polonya ve Fransa desteğiyle Macaristan'a geri döndü. 1703 yılında başlayan bağımsızlık savaşını takiben Rákóczi II. Ferenc Rákóczi' adıyla Erdel prensi ünvanını aldı. 1705'te ise Széchény şehrinde toplanan asiller meclisi tarafından Macaristan prensi ilan edildi. 1708 Trenčín Savaşı'nda Macar bağımsızlıkçıların Avusturya kuvvetleri karşısında yenilmesi, bağımsızlık yanlılarının imparatorla bir anlaşmaya varma çabasına girmesine neden oldu. Bu çerçevede 1711 yılında barış görüşmeleri başladı, ancak Rákóczi güvenlik önlemi olarak Macaristan'ı terk ederek Polonya'ya hareket etti. Rákóczi'nin yokluğunda isyancılar ve Avusturya temsilcileri arasında Szatmár barışı imzalandı (1711) ve Rákóczi önderliğinde başlatılan bağımsızlık savaşı sona erdi. Bu yıldan itibaren Rákóczi'nin sürgün yılları başladı.

1711-1717 yılları arasında sırasıyla Polonya, İngiltere ve Fransa'da yaşadı. 1715'te ise Osmanlı Devleti'nin davetini kabul ederek Osmanlı topraklarına yerleşti. 1718'de Osmanlı Devleti ve Avusturya arasında imzalanan Pasarofça Antlaşması'yla Osmanlı İmparatorluğu'na iltica eden Macar mültecilerinin güvenliği güvence altına alındı. Rákóczi yandaşları ile birlikte Tekirdağ'a yerleştirildi. 1735 yılında Tekirdağ'da öldü. Naaşı İstanbul'daki Saint Benoit lisesi şapeline yerleştirildi. Macar hükümetinin kararıyla naaşı 1906 yılında Macaristan'a nakledildi ve Kassa (günümüzde Slovakya sınırları içindeki Košice) şehrindeki katedrale yerleştirildi.

Tekirdağ'da oturduğu ev aynı adla müze olmuştur. Tekirdağ sahilinde günümüzde hala bakımlı bir şekilde durmaktadır. Ayrıca Tekirdağ'da adına yapılmış bir çeşme bulunmaktadır.

İBRAHİM MÜTEFERRİKA
(1674-1745) İlk Türk matbaasının kurucusu, ilk Türk yayımcısı, yazar ve hakkak.

Macaristan'ın Erdel bölgesinde, Kolojvar'da doğdu (Bugün Romanya'da Cluj şehri). Protestan papazlığı kolejinde, vaiz olmak için ilahiyat öğrenimi gördü. Kaynaklarda "Kalvinist" olduğu yazılıysa da Niyazi Berkes, İbrahim Müteferrika'nın "Risale-i İslamiye" adlı yazma eserini inceledikten sonra onun "Unitarian" olduğu sonucuna varıyor.

İbrahim Müteferrika muhtemelen 1691 tarihinde Osmanlıların desteklediği Orta Macar Kralı Tököly'nin Nemçelilere karşı yaptığı savaşa katıldı. Bu surette Osmanlılar safhına geçerek Müslüman oldu ve İbrahim adını aldı. 1710'da 'Risale-i İslamiye" adlı bir eser kaleme aldı. Türk dilini ve kanunlarını bildiği için çabuk yükselerek "müteferrika" oldu. 1715'de Mora meselesi sebebiyle Viyana'da Prens Savoieli Eugene ile yapılan müzakerelere bu sıfatla katıldı. 1716'da Nemçelilere karşı Belgrad'da toplanan Macarlar için tercümanlık yaptı. 1717'den 1735'e kadar Doğu Macaristan'daki Macarların lideri olan ve Tekirdağ'ında bulunan II. Rakoczi Ferenc'in yanında tercüman olarak bulundu. İbrahim Müteferrika'dan çok memnun kalan Rakoczi ölümünden önce onu sadrazam İbrahim Paşa'ya tavsiye etti.

İbrahim Müteferrika'nın matbaanın açılması için uğraşması İbrahim Paşa'nın korunmasına girmesinden sonradır. Müteferrika, basmacılıkla ilgili ilk bilgileri doğduğu yer olan Erdel'de öğrendi. Memleketinden getirdiği yenilikçi fikirlerini uygulamada başarılı oldu. Ancak İbrahim Müteferrika'nın III. Ahmed ve yenilik taraftarı Damad İbrahim Paşa gibi bir sadrazam zamanında yaşamış olması da önemlidir.

İbrahim Müteferrika matbaasını açmazdan evvel Türkiye'de matbaa yok değildi. Fakat bunlar Ermeni, Rum, Yahudi matbaalarıydı, hatta Arap harfleriyle de baskı yapanlar vardı. Türkçe kitap basma teşebbüsünde, Fransa elçisi Yirmisekiz Çelebi Mehmed'in oğlu Said Mehmed Efendi'nin de yardımı oldu. Said Efendi babasıyla birlikte gittiği Paris'te matbaaları gezmiş ve Türkiye'de de

bir matbaa kurulmasını arzu etmişti. Böylece kendisine bir de koruyucu bulan İbrahim Müteferrika Vesiletü't-Tıbaa adlı matbaacılığın önemini ve faydalarını bildiren, bir risale kaleme aldı. Sadrazama sunduğu bu risalede, yangınlar ve isyanlardaki yağmalar sebebiyle birçok yazma eserlerin mahvolduğundan, hattatların yanlış yazmaları yüzünden yazma eserlerin hatalarla dolu olduğundan, basıma izin verilirse kitapların okunaklı ve hatasız olup basma ve sonuna fihristler konularak okuyanlara kolaylık sağlanacağından, kitapların ucuzlayarak herkes tarafından alınabileceğinden, basma eserler sayesinde Osmanlı Devleti'nin İslamlara hizmet edeceğinden, Avrupalıların bastıkları Arapça, Farsça ve Türkçe kitapların yanlışlarla dolu olduğundan İslam aleminin ihtiyacı olduğu kitapların basılmasının devletin şan ve şerefini arttıracağından bahsetti.

İbrahim Müteferrika risaleyle sadrazamdan hem teşvik hem de maddi yardım gördü. Fakat matbaa açılacağının duyulması hattatlarla, yazma eserleri teksir edenleri tedirgin etti. Çünkü basma eserlerle birlikte hattatların yazma eserleri rağbetten düşecekti. Bu durum üzerine İbrahim Müteferrika, risalesindeki sebepleri tekrar eden, dini eserlerin basılmayacağını bildiren bir dilekçeyi sadrazama verdi. Bu dilekçede şeyhülislam tarafından fetva ve padişah III. Ahmed tarafından da ferman verilmesini istedi. Dilekçeye ayrıca Vankulu Lugatı'ndan basmış olduğu birkaç sahifeyi örnek olarak ekledi. Şeyhülislam Abdullah Efendi bazı dini kitapların dışında lugat, mantık, heyet, tarih, coğrafya, edebiyat, tıp ve felsefeye dair telif edilmiş olan eserlerin basılabileceğine dair fetva verdi. Bu fetva ile birlikte ferman da çıkınca Türkçe eserler basacak olan ilk matbaa, İstanbul'da Sultan Selim civarındaki İbrahim Müteferrika'nın evinde kuruldu (1727).
TEKİRDAĞ  
 
 
 


TEKIRDAG TEKİRDAG gram altın altın

Web'te Türkçe

 
Reklam  
   
Bugün 47 ziyaretçi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
www.sinemalar.com
www.sinemalar.com

Hazırlayan : Serkan